HAYIR EFENDİM PARAGRAF ENAYİ BİR BOŞLUK DEĞİLDİR!

BİR METNİN YAPI TAŞI OLARAK PARAGRAF

Sanal ortamı seviyorum ama zaman zaman canımı sıkıyor. Bilgisayar yazılarında özellikle sanal dergiler ve bloglarda yazılımın dayattığı bir ayrıntı da paragraf meselesi. Yazar paragraf yapmada asla özgür bırakılmıyor ve yazılımın zorunlu kıldığı şekilde bu bölümleme yapılıyor.

Hayır efendim paragraf enayi bir boşluk değildir!

Geniş bir konunun belirli bir kısmını ele almak isteriz. Bir yönünü ya da tek bir açısını, fikrini veya ara olayını anlatmak isteriz. İşte bu düşünce öbeği paragraftır. Bazen tek cümle de olabilir.

Paragrafı kelimedeki sesler, cümledeki kelimeler belirler. Bu birimler paragraf birimini, paragraflar metni oluşturur. Kelimeler varlıkların, kavramların cümleler yargının, paragraf düşüncenin birimidir.

Yazının planına uygun yazılmasını sağlayan paragraf, yazıda bütünlük, ritm/akış/tempo ve dengeyi sağlayarak dağınıklığı önler. Bir düşünce, bir duygu belki de olayı derli toplu anlatmak, açıklamak, kanıtlanmasını sağlamakla görevlidir. Yetmedi, metnin kolay okunur ve anlaşılır olmasını sağlar.

İyi düzenlenmişse ve gerekli ayıklamalar yapıldıysa eğer bir paragraftan cümle çıkarılamaz. Bu, yazarın ustalık düzeyidir. Az ya da çok cümle paragrafın yapısında düzensizlik yaratır çünkü.

Tek bir göstergesi olması tercih edilir. Dil bilgisi kuralları, sözcükler, sözcük grupları ve cümleler arasında tam bir uyum vardır.

Bir paragrafta konu ortaya konur veya sezdirilir, sonra ilk cümlenin kanıtlanması veya açıklanması gelir. Gerek görülmesi halinde esas düşünce başka bir cümle ile tekrarlanabilir.

Anlatının özelliği paragraf boyutunu belirler. Yazarın konuyla ilişkisi, diyeceğiyle ilintili olarak uzun veya kısa olur.

Paragrafta anlam ve ana düşünce üzerine düşünecek olursak, dil ögelerinin bütününü birlikte ifade ettikleri anlamdan söz ederiz. Yer aldığı metnin tümü dikkate alınarak 5N1K formülünün kullanılmış, soruya gerek duymayan biçimde iletinin ifade edilmesi gereklidir. Beri yandan ana düşünceyi destekleyen veya açıklayan-ki bu metnin anlaşılıp benimsenmesini sağlar-örneklemeler, yardımcı düşüncelere de yer verilebilir.

İfade edilecek konuya göre birçok paragraf çeşidi kullanırız.

Olay anlatıldığında zaman sıralaması göz önünde bulundurularak kişi-mekan ilişkisine, anlatıcı veya yazarın olayla ilişkisine göre paragrafın yapısı ve dili şekillendirilir. Dikkat çekilmek istenen, yoğunlaşılmasına işaret edilen, en dikkate değer, heyecan yüklü, sezdirmeler, anıştırmalar ve göndergelerle pekiştirilen cümlelere yer verilir.

Çözümleme paragraflarında ise konunun daha iyi anlaşılması, olay veya kişilerin davranışlarının gerisini irdeleme amacıyla kullanılırlar. Kahramanın görünüşünden, konuşmasından söz edip karakterle ilgili ipuçlarını yerleştirebiliriz. Örnekse, karakterin hapşırdığını anlatmak isterken, sıradan olan elini ağzına götürmüş olduğudur. Ona özellik yüklemek istiyorsak sol elini kullandığını anlatabilir, çıtkırıldım bir karakter betimlemesi için hapşırdıktan sonra nasıl özür dilediğini anlatabilir, daha ileri gidip kuruntulu biri olduğunu çizmek için elini mendille sildiğinden söz ederiz. Bu arada bunları uzun uzun anlatmayı da çağdaş metinler kaldırmıyor belirtmek gerekli.

Gelelim fikir paragraflarına. Savunma ya da tartışma paragrafıdır. Daha çok düşünce yazılarında (makale, deneme, eleştiri, fıkra) kullanırız. Bu metinlerde açıklama paragraflarına da yer verilmesi gerekir. Okurda yerleşmiş kanıları değiştirme, farklı bir düşünceye yönlendirme içinse tartışma paragrafı kullanırız. Düşünce yazılarında düşünceyi geliştirmek istersek eğer, tanımlar, karşılaştırmalar yapar, tanık gösterir, örneklemeler yapar, benzetmelerden sayılamalardan yararlanırız.

Roman ve öyküde belki de en çok kullanılan paragraf türü ise betimleme paragrafıdır. Okuyucunun gözünde canlandırmasını istediğimiz, eşya, ortam, kişilerin anlatımı için kullanılır. Ama çağdaş metinler uzun betimlemeler yerine gönderge, anıştırnma, sezdirmeyi yeğler. Hamingway’in  efsane kısa öyküsünü anımsayalım,

                                         Satılık: bir çift bebek patiği, hiç kullanılmamış.

Paragraf türlerini düşsel paragrafla tamamlayalım. Duygusal bir konuyu, şiirsel bir dille anlatmayı seçtiysek bu yöntemi kullanırız. Çağrışım temellidir. Olağan dışını anlatır. Düş gücünü ateşleyip özgürce işlemesi sonucu zihne gelenleri yansıtır.

Klasik metin formülü giriş+gelişme+sonuç paragraflarını içerse de yazar bunları amacı doğrultusunda kullanır. Çünkü neyi anlattığımızdan çok nasıl anlattığımız önemlidir.

Ya işte böyle bilgisayar efendi, paragraf dediğin cümleleri kendi kafana göre böleceğin bir nane değil yazma eyleminin tamamını etkileyen çok ama çok önemli bir kavramdır. Bu kadar nefes tükettim ama bu yazı blogdan yayınlanacağı için gene kafasına göre paragraf yapacak biliyorum.

Esen kalın.

Published by

Bilinmeyen adlı kullanıcının avatarı

serapgokalp

Bursa doğumlu. Bir süre devlet memurluğu yaptı, istifa ederek otomotiv, gıda, tekstil, çelik, inşaat sektörlerinde değişik görevlerde çalıştı. İlk öyküsü Edebiyat-81 dergisinde 1983 yılında, daha sonra Yeni Olgu, Kıyı, Öner Sanat, Karşı, Yaklaşım, Yazko, Papirus, Agora, Türk Dili dergilerinde yayınlandı. Sonraki yıllarda; İle Dergisi, Patika Dergisi, Anafilya, Havuz, Öykü Teknesi, Sözcükler, Notos, Kurşun Kalem, Kar, Dünyanın Öyküsü, Kitaplık, Gösteri dergilerinde öyküleri, inceleme yazları yer aldı. İlk öykü dosyası Böcek Cinayetleri’dir. Ancak yayıncı tarafından yıllarca bekletilip basılmadığı için dosyayı geri almış ve imha etmiştir. İkinci dosyası Astak Kum Saatinde Akarken adlı kitabı, 2002 yılında Sistem Yayıncılık tarafından kitaplaştırıldı. Otuz sekiz yeni öyküsü 267 sayfalık bu ilk kitapta yer aldı. İkinci kitabı Kulak Misafiri, 2009 yılında Pupa Yayıncılık tarafından basıldı. Ödüllü öykülerinin yer aldığı bu kitabı Orhan Kemal Ödüllü üçüncü kitabı Tuz Saraylar izledi. 2010 yılında İlya Yayıncılık tarafından kitaplaştırıldı. Dördüncü kitabı Pirana Kahkahaları 2017 yılında Kanguru Yayınları tarafından yayımlandı. Kişisel kitapları dışında Anlatılan Bizim Hikâyelerimiz, Çığlık, Mübadele Öyküleri, Öykü Dostluğu, Kadınların Ruh Acıları, Öyküden Çıktım Yola-252 Yazardan Minimal Öyküler, Gurbet (Almanya, Gökyüzü Yayınevi Seçkisi) Tanzimattan Günümüze Rumeli Motifli Öyküler seçkilerinde öyküleri yer aldı. Kadın Yazarlar Derneği Yayını, Kadınlar Edebiyatla Buluşuyor adlı projede öykü atölyeleri düzenleyerek aynı adlı yapıtta ve yine Kadın Yazarlar Derneği Yayını olan Söz Kesmek, Kına Yakmak, Nikah Kıymak adlı kitapta incelemeleri, yayınlandı. Öykü kitapları dışında Kalp Krizi, Bu Gece Uyku Yok Çünkü ve Buket Başaran Akkaya ile ortak oyunlaştırdıkları İki Çığlık, İki Türkü, Bir Ağıt adlı oyunları bulunuyor. Serap Gökalp’in bir öyküsünden oyunlaştırılan bu oyun Devlet Tiyatrolarına kabul edildi. Çalışmalarından Fadime Hanımın Işığı adlı öyküsü Petrol İş Sendikası – Kadın Öyküler Yarışmasında 2007 birinciliğini, Sisin İzi adlı öyküsü, Madenci Öyküleri Yarışması 2007 ikinciliğini, 16/24 Vardiyası adlı öyküsü, Abdullah Baştürk İşçi Öyküleri Yarışması 2007 üçüncülüğünü kazanmıştır. 2009 yılında Tuz Saraylar adlı dosya ile katıldığı öyküleri Orhan Kemal Ödülü ikinciliğini almıştır. Metin incelemelerini dergilerde, internet edebiyat siteleri ve edebiyat etkinliklerinde, paylaşmaktadır. Halen ÇYDD Bodrum şubesinde gönüllü olarak çalışmakta öykü atölyeleri düzenlemektedır.

Yorum bırakın