Yazan Hwang Bo-Reum. Bu kitaba bayıldım.
Karakterler
Bir karakter listesi olsa iyi olurdu, cinsiyet belirtir.
Youngju (kadın)
Minchul’un annesi
Minjun (erkek)
Minchul (erkek) lise öğrencisi ergen sorunları yaşıyor
Jimi (kadın) kitap evine kahve çekirdeği temin eden firmanın sahibi.
Sungchul (erkek) Minjun’un okul arkadaşı ve
Jungseo (kadın) uzun saatler kitapçıda oturur, meditasyon yapar ve susemi ve kaşkol örer.
Kitap neleri savunuyor?
Başka seçenekler sunuyor? Erkek egemen yaşama karşılık Jimi’nin kimliği ve yaşamında kadın egemenliği, Youngju kimliğinde karar yetkisi ve partneri etkileme,
Burada adı geçen eserler
Animal Triste – Monika Maron
Çavdar Tarlasında Çocuklar – J.D. Salinger
Avrasya Deneyimleri – Tarih kitabı
Kadınlar Daha Yalnız – Anne-kız ilişkileri üzerine
Lizbon’a Gece Treni – Pascal Mercier
Her Gün Okumak – Lee Areum
Acı Çikolata – Laura Esquivel (Filmi de var 🎬)
Işık Muhafızı – Cho Haejin
Dünya Tarihi – Cevahirlal Nehru
Simio Bernstein’in Sözleri
Faust – Goethe
Çalışmanın Reddi – David Frayne
Sahip Olmak ya da Olmak – Erich Fromm
Ayakta Duran Kadın – Park Wansuh (Bunca Şimgayı Kim Yedi? çevirisi mevcut)
Sonbaharın Renkleri – Kent Haruf
Demian – Hermann Hesse
Zorba – Kazancakis
Nezaket örnekleri
Youngju şifreyi girerken bakışlarını başka bir yöne doğrultan adam kapının aralandığını duyunca tekrar başını çevirdi. (s.5)
Jungseo’nun Böyle yaparsam dükkanın zararına olmaz değil mi?” diye sorma inceliğini gösterir. S.69
Kitabın tamamını okuyan ama satın almayan devamlı müşterinin sonradan gelip kitabı ve onunla birlikte on tane kitap satınalması.
Bölümlerle ilgili notlarım
Bir kitapçı nasıl olmalı? Bölümünde Youngju’yu kitapçıya uğrayan bir müşteriyle yaptığı konuşmayla, tanırız. Dükkanını açma anlarını izleriz. Kendi kendine düşünceleri sırasında kitapçıyı havalandırma eylemiyle ilginç bir duygusal bağ kurar. (…) Geçmişin havasından kurtulup yeni havayı kucaklamak. Kendisini ne zaman geçmişinden koparabilecekti? Dilerseniz burada kahramanın o anda dinlediği Keane’ nin Hopes An Fears albümünü internetten bulup dinleyebilirsiniz. Bu ayrıntı okurun kitapçının içinde olma duygusunu güçlendirir.
Artık ağlamaya gerek yok Youngju kitapçıda oturmakta düşünmektedir. Henüz iş yapamamaktadır. “Dükkan yaralı bir hayvan gibi güçlükle soluyor, ayağa kalkamıyordu.” S.9 Onun müşterileriyle iletişim kuramadığını belirtir anlatıcı ses. Bu bölümde, onun ticari becerisini sorgulayan Minchul’un annesi olarak tanınan karakter romana girer. “Mahallede bir kitapçı açıldı diye herkes ne kadar sevinmişti, haberin var mı? Ama hastalıktan bitap düşmüş gibi görünen bir kadın, yerinden sökülmüş vida misalı yayılarak oturursa kolay kolay içeri biri girer mi sence?” S.9 Konuşma sırasında burada kahve servisi yapıldığını da öğreniriz. Kahve motifi kitabın ilerleyen bölümlerinde inanılmaz etkili ve güzel bir unsura dönüşecek. İki kadının içten konuşmalarıyla karakterlerin özellikleri pekiştirilir ve zaman zaman geçmişlerine ilişkin kısa bilgiler verilir. Söz gelimi Youngju’nun onu üzen bir geçmişi olduğu hissettirilir. Kahramanın kitap okuma eylemine ilişkin tutkusu anlatılır. Zamanla kitapçıdaki değişimlerin insanlar tarafından nasıl onaylandığı belirtilir. Bu değişimde instagram paylaşımlarının payı vardır. Aradan bir yıl geçmiş ve hem kitap işleri hem kahve servisiyle uğraşamayan Youngju kahve işiyle ilgilenmek üzere eleman aradığında romana barista(kahve yapan eleman) olarak Minjun girer. S. 24’de Youngju nun , “Bay Minjun,” diye seslenişine kadar onun kadın olduğunu sandım.
Bugün hangi kahveyi içiyoruz? Minjun’un barista aranıyor ilanını görerek kitapevine girişiyle onu tanımaya başlarız. Bir yandan da onun gözüyle kitapçıyı ve sahibini izleriz. Yapılan iş görüşmesinde de karakterleri karşısındakinin gözünden bize tanıtır yazar. İlerleyen sayfalarda bir yıl sonrasına sıçrama yapılarak yine iki karakterin birbirleri hakkındaki görüşleriyle özellikleri ayrıntılandırılır.
Terk edenlerin hikayesi Youngju bu bölümde roman okuma zevki ve tutkusunu kendinde incelerken son yılda terk edenlerle ilgili konuları seçtiğini belirtir. Bu düşünceden hareketle onun geçmişine küçük bir gönderme yapılır ve bir terk ediş meselesinin öznesi olduğu hissettirilir. Terk ediş hikayesinde çevresinin ona gösterdiği tepkiye değinir. Bu bölümde terk ediş üzerine kendisiyle ve çevresiyle yaptığı mücadelenin bir analizi durur. ‘Youngju’nun kalbinde terk eden insanların toplanıp yaşadığı bir yer vardı ve bu yerde onlara ait çeşitli bilgiler saklıydı. Neden ayrıldıkları, ayrılırken ne hissettikleri, ayrılmak için gereken cesaret; ayrıldıktan sonra ne yaşadıkları, duygularının zaman içindeki değişimi, mutluluk ve mutsuzlukları, sevinçleri ve üzüntüleri… Youngju dilediği akit o yere gider, yanlarına uzanır ve onların anlattıklarını dinlerdi. Onlar kendi yaşamları araç cılığıyla Youngju’yu teselli ederlerdi. Bu bölümde karakter okuduğu bir roman ve yazarını anarak hem duygusal durumunu tanımlamada kullanır hem de gerçeklik duygusunu güçlendirir. Tıpkı birinci bölümde dinlediği müzik gibi. Bu romanı anmasının nedeni kendi öyküsüyle tümüyle tezat oluşturmuş olmasıdır. Bu zıtlığı anlamaya çalışır, “bir insanın başkasını nasıl o denli sevebileceğini “S.23 Youngji’nin iç dünyasından öğlen paydosunun bitiş alarmı çalmasıyla mekanda Minjun’un da olduğunu fark ederiz. Ve burada ben Minjun’un erkek olduğunu anladım. “Bay Minjun. İyi çalışmalar.” S.24
İyi bir kitap önermek Orta yaşlı birine Çavdar Tarlasında Çocuklar romanını önermek üzerinden değişken kitap zevkleri ve kötü bir kitap satıcısı üzerine kurgulanmış bir bölüm. Müşteri ve kitapçının diyaloğu üzerinden Kore toplumunun sakinlik ve zarafetini hissettiren bölümlerden biridir bana göre. Karakter bu konuşmadan ders çıkararak kendi zevkini önermek yerine karşı tarafın kitap zevkini anlamaya çalışması gerektiği sonucuna varır. Kitap önerisi üzerinden Minchul’un Annesine geçiş yapılarak Minchul ve onun kişilik özellikleri ve sorunlarına götürür bizi yazar. Bu liseli gencin üzerinden ergen sorunları, ergen-ebeveyn çatışmaları ele alınır. Minchul’un annesine önerdiği kitaptan emin olmasa da beğendiğini öğrenir. Bu bölümde kitapçının iyi bir kitabın kriterleri üzerine düşündüğünü izleriz.
Sessizliğin saati, sohbetin saati Aynı mekanı paylaşan iki kişinin uyumuyla ilgili bir bölümdür. “Youngju, Minjun ile bir alanı paylaşarak, sessiz kalmanın hem kendisini hem de karşısındakini gözetmenin bir başka yolu olabileceğini fark etti. İkisinin de diken üstünde hissetmeyip, gereksiz şeyler anlatma ihtiyacı duymadığı bu halin dinginliğine alışmayı öğrendi” S.31
Minjun’un karakter özelliklerinin ve çalışmasıyla ilgili becerilerinin gelişmesine ilişkin Youngju’nun düşünceleri aracılığıyla bilgi ediniriz. Jimi ile tanıştığımız bölümdür. Kitapçının kahve alımı yaptığı firmanın sahibi ve Youngju’nun yakın dostudur. Bölümlerin içindeki zaman sıçramaları aniden oluyor. Mekan sıçramaları da öyle. Söz gelimi bu bölümde iki kadının Minjun’a dair konuşmalarından Youngju’nun Minjun ile konuşmasına geçiş yapılıyor. Zaman belirsiz, geçmişte gibi. Bu ayrıntı yine karakter tanımı için kullanılmış olabilir.
Kitap söyleşisi Kitapevi işletmesine ilişkin yeni fikirler geliştirilir. Söyleşiler, kitap kulübü ve müzik dinletileri müşteri çekme unsurları olarak kullanılır ve başarı kazanılır. Etkinlikler daha sonra sosyal medyada paylaşılır.
Kitaplarla Yakınlaşmanın 52 Yolu söyleşisinde yazar Areum şöyle der, “Kitap okumanın dünyaya bakışımızı genişlettiği söylenir ki bu da dünyayı daha iyi anlayabilmemizi sağlar, anlayışa sahip oldukça da güçleniriz. Güçlendiğimiz yönünü başarıyla bağdaştıran insanlar olksa da durum yalnızca güçlenmekle sınırlı değil, anlayış beraberinde acıyı da getirir. Kitaplar kısıtlı deneyimlerimizle hiç görmediğimiz bir dünyanın barındırdığı acılarla çevrelenmiştir. Bir başka deyişle eskiden farkında olmadığımız ıstıraplarla karşı karşıya kalırız. Bir başkasının kederini derinden hissederken sadece kendi başarımız ve mutluluğumuzun peşinden koşmak zorlaşır. Bu yüzden kitap okumanın aksine bizleri bahsedilen o başarıdan uzaklaştırdığı kanaatindeyim. Kitaplar bizi başkalarının önüne ya da üstüne koymaz, başkalarının yanında durmamızda yardımcı olur. Bu sebeple bizler bir başka açıdan başarıya ulaşıyoruz aslında. Daha insaniyet kazanıyoruz diyebiliriz. Kitap okurken başkalarının duygularını paylaşabiliyoruz. Bizleri bitmek tükenmek bilmeyen bir telaşla başarıya koşturacak şekilde tasarlanmış bu dünyada, koşmayı bırakıp etrafımızdaki insanlara bakma olanağını elde ediyoruz. Bu yüzden daha fazla insan kitap okursa bu dünyanın biraz daha güzelleşeceğini düşünüyorum.”
Okunan kitapların hatırlanıp hatırlanmaması hakkında Areum, “ Kitaplar belki zihnimizin ucundaki bir hatırada saklıdırlar. Tam olarak hatırlayamasam da kimi cümleler ve hikayeler bir seçimle karşı karşıya kaldığımda bana yardımcı oluyor. Yaptığım hemen hemen tüm seçimlerin temeli okuduğum kitaplara dayanıyor. Önceden okumuş olduğum kitapları hatırlayamıyorum ancak üzerimdeki etkileri baki.” Der.
Bu bölümde bir yazarın ağzında okuma alışkanlığını kazanmanın yollarına ilişkin ipuçları veriliyor ve zamanlayıcının disiplin yarattığı söyleniyor.
Kahve ve Keçi Goatbean (Keçi) adlı imalathane. Keçiler kanalıyla keşfedilen kahve çekirdeklerinden adını alan yer. Kahveye verilen önemin doruk noktasını bu bölümde izliyoruz. Kahve imalathanesinde (Jimi sahibidir) orayı ziyaret eden Minjun ile birlikte biz de kahve meselesini derinlemesine öğrenmeye başlarız. Gelecek bölümlerde bu konu tekrar ele alınır. Bu bölümde Jimi’nin kocasıyla sorun yaşadığını öğreniriz. Jimi karakteri kore toplumunda kadınların evlilikte çektikleri sıkıntıları dile getirerek aslında evlenmeyi düşünmemesine rağmen bunu yaptığını belirtir. Jimi gelenekselin aksine patron/baskın karakter olmasıyla romanda var edilmiştir. Minjun’un yalnızlığına vurgu yapılır. Öyle kimsesizdir ki Jimi’nin kocası hakkındaki yakınmalarını dinlemekten sıkılmaz. Birinin ona güvenmesi iyi gelmektedir.
Düğme var ancak ilik yok Manjun’un yaşamına değinen bu bölümde bir dünya görüşünün özeti olan “ İlk düğmeyi iyi iliklersen geri kalan düğmeler kendiliğinden kolayca iliklenir” üzerine düşünülür. Yaşadıkları toplumda gençlerin yaşama atılma mücadelesinin ve aile ilişkilerinin Manjun kimliğinde irdelendiği bu bölüm aslında günümüz dünyasında tüm gençlerin sorunlarını dile getirir. Okumak, planlamak, hayal kurmak ve iş bulamamak… “Emek sarf ederek yaşamanın değerli olduğu görüşü.” Mezun olduktan sona istediği nitelikte bir iş bulamayışıyla sarsılır. Arkadaşı Sungchul ile yaptıkları konuşma hayata atılmak üzere olan gençlerin dünyasını, duygularını ve umut kırıklıklarını dile getirir. Bunu Minjun “İlik ufak kalıyor, hayır hatta ilik bile yok,” diye özetler. “Böylesine akıllıyken üstüne delicesine çabaladım ama yine de toplum beni kabul etmedi. Şimdi ben buna nasıl dayanacağım?” S.55 diye tüm dünyaya sorar.
Devamlı Müşteriler Bu bölüm bizi tekrar kitapçı mekanına geri döndürür. Devamlı müşterilerden biri “Doğrular ve Yanlışlar” adlı bir kitabı satın almak yerine, düzenli olarak kütüphanede gibi okumakta ve çıkıp gitmektedir. Bu bölümün en güzel sözü Youngji’nun saptaması bana göre. “Kişinin kendisine objektif bir yaklaşım sergilemesi zordur, kitap okusa bile,”S.66 Artık kitapçının devamlı müşterileri vardır. Kahveleri beğenilmekte ve ortamları huzur saçmaktadır. Bu bölümde Minjun’un bir yıldır kitapçıda çalıştığını öğreniriz. Kitap kulübü devam etmekte, tanıdık sayısı artmaktadır. Buradaki portreler toplumun bir yansıtıcısı olarak onların dikkatli, nazik, sessiz insanlar olarak bize tanımlar. Söz gelimi hiçbir şey yapmadan altı saate varan süreyi kitapçıda geçiren bir kadın üç saatte bir kahve sipariş etmektedir ve “Böyle yaparsam dükkanın zararına olmaz değil mi?” diye sorma inceliğini gösterir. S.69 Bu kadın kitapçıda meditasyon yapmakta sonraki günlerde susemi denen bulaşık süngerleri örmektedir. Jungseo ile tanışmış oluruz. Günler boyu ördüğü susemileri bir gün getirip kitapçıya bağışlar.
Susemi Etkinliği Jungseo’nun susemileri kitapçıya alışveriş yapmaya gelen kişilere armağan olarak verilmesine karar verilip sosyal medyadan duyurusu yapıldığında birden büyük bir ilgi oluşur. Bu bölümde kitap okumayı sevmeyen, ergen sorunlarıyla boğuşan Minchul’un kişiliğinde gençlerin duygu dünyasına gireriz. Ayrıca Jimi’nin Youngju’nun evine gelir ve onunla sohbet ederlerken Minjun’un yaşamına sıçrama yapılır ve annesiyle yaptığı bir telefon konuşması aktarılır. Satır aralarında tipik bir ebeveyn ve delikanlı çatışması hissedilir.
Nadiren de olsa bir insan olabilmek Youngju’nun iç dünyasındayız. Annesiyle ilgili sorunlarını dinleriz anlatıcı sesinden. Bir boşanma söz konusudur ve annesi damadının yanında durmakta kızını eleştirmesi Youngju’da derin bir kırgınlık yaratmıştır.Bu bölümde bir blog metni romana girer. Bir tür kendiyle konuşma şeklindeki metin Işık Muhafızı romanıyla ilgili görüşlerini de içerir. Jungseo bu bölümde atkı örmeye başlamıştır.
Harika bir kitap güzel duygularla buluşmak istiyorsanız. Hyunam Dong Kitapevine uğrayın derim.
Hwang Boreum, ilk romanı Hyunam-Dong Kitabevi’ne Hoş Geldiniz bir gecede hit olan ve birçok dile çevrilen Güney Koreli bir yazardır. Kitabın Japonca çevirisi 2024’te Japonya Kitapçılar Ödülü’nü kazandı. Roman, Güney Kore’de 300.000’in üzerinde kopya sattı. Wikipedia

