Ömrüm Geçen Bir Sağanak Gibi- 16

Kurşun Kalem Edebiyat Dergisi

Kimi geçmiş yıllarda yazın dünyasında yer alan, kimi varlığını sürdüren dergileri öykülerimin yer aldığı sayılarıyla anmaya devam ediyorum.  Ömrüm Geçen Bir Sağanak Gibi yazı öbeğinin 16.sıyla devam ediyoruz.

Mine Ömer editörlüğünde 2009 yılında ilk sayısını yayımlamış, Kurşun Kalem Edebiyat Dergisi İzmir merkezli bir dergidir. Derginin halen çıkıp çıkmadığını ne yazık ki bilmiyorum. 2011 yılına ait 10. Sayısında İki Notalık Öykü 13. Sayısında Bir Salkım Üzüm öykülerim yer alır.

İki Notalık Öykü yalnızlık temasını bir kadın üzerinden anlatır. La Hanım adlı öykü kahramanı gece hastalanır, evli olmasına rağmen tek başına hastaneye gider, tedavi olur, gelir, kocası Fa Bey hâlâ uyumaktadır. Yatağına uzanan La Hanım, kocasını uyandırıp olup bitenleri anlatır. “Hastaneye gidip geldim. İğne yaptılar. Bir reçete yazdılar. Sabah bana o ilaçları alır mısın?”

“E, alırız.”

“Birazdan daha iyi olacağım.”

“Tabi.” “İlaçlarımı alırsın değil mi?”

“Tamam. Sabah olsun da.”

Dönüp uyudu Fa Bey.

Bir Salkım Üzüm ise, 12 Eylül’de tutuklanıp işkence gören bir kadının gözünden hücrede “şimdi” ve “geçmiş” üzerine kurgulanmıştır. Ne olacağına ilişkin kaygıları -çünkü nerede olduğunu yakınları bilmemektedir- doruğa ulaşmışken babasından bir salkım üzüm ve kesekağıdının içine yazılmış bir not alır.  Bu öykümü aynı adla blogda yayınladığım için alıntı yapmıyorum. Bir başka dergiyi anmak üzere.