Ömrüm Geçen Bir Sağanak Gibi -12
Halen 104.sayısı okurla buluşan Sözcükler İki Aylık Edebiyat Dergisi’nin Kasım, Aralık 2008 deki 16. sayısında Fadime Hanımın Işığı öyküm yer alır. Petrol İş Sendikası’nın düzenlediği öykü yarışmasında 2007’de birincilik alan öyküm kaygı teması üzerine yapılandırılmıştır. Annelik kaygısı ile daha da yoğun ve okuru tedirgin edici bir odaklanmayı seçtiğim öykü Fadime Hanım adlı bir işçi kadının, evinden çıkıp çalıştığı balıkhaneye gidene kadar yaşadığı kaygıyı ve düşüncelerini, kuruntularını anlatır. Küçük kızını evde ateşli bırakmıştır, evi yerleşim yerlerine uzak bir noktadadır, kocası balığa çıkmıştır ve havada fırtına belirtileri vardır. Balıkhaneye ulaşıp çalışmaya başladığında kuruntuları bitmemiş ve öyle yoğunlaşmıştır ki tam o sırada fırtınadan patlayan cam ve kendisine seslenen patronunun sesiyle aklı başından gider…
Yoksulluktan kaynaklanan yetersiz yaşam konuşları, kadının omuzundaki ağır maddi ve manevi yükler, hem Fadime Hanımın hem kocasının çalışma koşullarının zorluklarına ayna tutmayı da amaçlayan öykü tüm olup bitene kadın gözü ve duygularıyla tanık olmayı amaçlamıştır.
Büyük bir hangardan bozma balıkhanenin büyük camlarından biri o sırada patladı. İçeri dolan rüzgârdan eşyalar korku filmlerini aratmayacak şekilde oradan oraya savruldu. Şangırtının içinde adı belli belirsizdi. Emin olamadı. Kaygılarının kendisini yanılttığını düşündü. Patron yine seslendi; “Fadime gelsin çabuk!”
Fadime’nin dizlerinin bağı çözüldü. “Ah karanlıkları susturabilsem,” diye geçirdi aklından Fadime Demircan, “Işığım korkuyor çünkü…” Önce elindeki bıçak düştü ve suya sessizce dalan bir balık gibi yere yığıldı, kıvrıldı. Yüreği seğirdi de öyle sustu Fadime, ışıklar cansız kaldı, canı ışıksız…
Not: Uzun bir öykü olması nedeniyle ilk ve son sayfalarının görselleri alınmıştır.


